14 Kasım 2008 Cuma

Ekin Türkmen Fotoğrafları (30)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (29)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (28)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (27)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (26)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (25)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (24)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (23)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (22)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (21)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (20)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (19)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (18)

Ekin Türkmen: "Dejenere olanlar geride kalacaktır."

Günümüzdeki oyunculukları nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Bir sürü dizi başlıyor, herkes "kalite düştü" diyor. Ama ben çok iş, çok oyun, çok oyuncu olduğunda daha
kaliteli işler ortaya çıkacağına inanıyorum. Mesela "Bıçak Sırtı" çok güzel bir dizi. Böyle işler artacaktır. Dejenere olanlar da geride kalacaktır. Cnbc-e’deki gibi bir noktaya geleceğimizi düşünüyorum.

Peki size hangi rol teklif edilirse "yapamam" dersiniz?

- Öyle bir sınırım yok.

- Hayatınızın başrolünde kim var?

Kendim... Kendimle o kadar çok uğraşıyorum ki... Yalnız yaşıyorum ve hayatı keşfediyorum.

- Burak Kut ile anılmıştı adınız bir aralar...

Burak ile olan ilişkimizden hiç bahsetmedik, kimsenin gözüne sokmadık. Normal bir şekilde yaşadık ve bitti.

Ekin Türkmen: "Oyunculuk hayatımın bir parçası..."

Oyunculuğa nasıl başladınız?

- Aslında oyunculuk hiç istediğim ya da hayal ettiğim bir iş değildi. Best Model’a katılmıştım. Osman Sınav da orada oyuncu olabileceğini düşündüğü insanlarla görüşüyormuş. Bana "Ekmek Teknesi diye bir dizimiz var, oynamak ister misin?" dedi. İçimden "Ben ne anlarım oyunculuktan?" diye geçirdim, ama yine de "Tamam eğlenceli olur" deyip kabul ettim. O kadar güzel bir kadroyla başladım ki, kısa sürede oyunculuğun hayatımın işi olduğunu anladım.

"Ekmek Teknesi"nde oynadığınız Songül ile "Menekşe ile Halil" dizisindeki Zeynep karakteri arasında çok fark var. Kendinizi geliştirmek için neler yaptınız?

- Açıkçası pek bir şey yapamadım. Okuduğum kitaplar, arkadaşlarıma ya da büyüklerime danıştığım şeyler dışında tabii. Bu yaz yurt dışında eğitimlere katılmak istiyorum. Bir de ben oyunculuğa iş olarak bakmıyorum, öyle olunca her an kendine bir şeyler katabiliyorsun. Mesela kötü bir haber aldığımda nasıl tepki veriyorum diye dikkat ediyorum, her şey oyunculuğa hizmet ediyor. Her anı kaydediyorsun ve sonra da bunları kullanıyorsun.

http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=4652106Sinema deneyiminiz var, bunu sürdürmeyi düşünüyor musunuz?

"Keloğlan"da küçük bir rolüm vardı. Şimdi çok güzel bir film daha geliyor, şubatta vizyona girecek. Artık sadece oyunculuk var benim için. Oyunculuğa işim bile demek istemiyorum, hayatımın bir parçası oldu çünkü...

Ekin Türkmen: "Mankenlik bu kadar dejenere olmasa çok iyi bir iş..."

Şov dünyasına modellikle adım atan Ekin Türkmen, sonradan kulvar değiştirdi.

"Halil ile Menekşe" dizisinde rol alan alan Türkmen, gelecek hayallerini oyunculuk üzerine kurduğunu söylüyor ve "Bu işe o kadar güzel bir kadroyla başladım ki, kısa sürede oyunculuğun hayatımın işi olduğunu anladım" diyor.

Öncelikle şunu sorayım; daha yolun başındayken modelliği neden bıraktınız?

- Ben Best Model’a girdim, bir derece aldım, ama istediğim kadar iş yapamadım. Zaten manken standartlarında değilim, boyum 1.73... Uğurkan Erez podyumumu çok beğenirdi ve birçok işine çıkarmıştı. Ama öyle işler çok az geliyordu, daha çok mağaza açılışları gibi
işler oluyordu. Onlara katılmak istemiyordum. Sonunda "Mankenlik iyi gitmiyor, oyunculuk daha iyi durumda, üstelik de seviyorum. İkisi bir arada olmasın" dedim ve mankenliği bıraktım. Mankenlik bu kadar dejenere olmasa çok iyi bir iş... Orada da oynuyorsun, bir sürü yer geziyorsun, birçok kıyafet giyiyorsun. Açıkçası özel bir işti, ama bitti.

Ekin Türkmen Fotoğrafları (17)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (16)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (15)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (14)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (13)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (12)

Ekin Türkmen: "Benim için oynadığım her rol, ayrı bir deneyimdir."

Korkularınız var mı?


- Olmaz mı, var tabii ki. Fazla yıpratılmaktan korkuyorum. B yüzden kendimi iyi ifade etmeye çalışıyorum. Çalıştığım yönetmen ve yapımcılara dikkat ediyorum. Bu korkular da işi bırakmama neden olabilecek türden korkular değil. Doğru adımlar attıktan ve iyi olduktan sonra yolumdan ayrılmam. Şanssızlıklar, talihsizlikler olabilir belki... Ancak yine de bu işi çok sevdiğim için her şeyi göze alabilirim.

Oyunculuktaki sınırlarınız neler?

- Televizyon ekranında yapmayacağım çok şey var. Sinemada ise ticari amaçla değil, sanatsal amaçla yapıldığını görürsem, olabilir. Sonuçta Türkiye’de yaşıyoruz. Böyle bir şeyden ailem de hoşlanmaz. Rol olarak her şeyi oynayabilirim. Hedeflediğim bir rol yok. Yolun çok başındayım. Benim için oynadığım her rol, ayrı bir deneyimdir.

Ekin Türkmen: "Tanınmak Hoşuma Gidiyor"

Yavaş yavaş tanınmaya başladınız, bu durumdan memnun musunuz?

- Hálá eski arkadaşlarımla görüşüyorum, hayatım pek değişmedi. Tanınmış olmak çok hoşuma gitmiyor. Çünkü sosyalimdir ama konuşmadan, selam vermeden kendi halimde, sessiz kalmayı çok seviyorum. Bu bazen mümkün olmuyor. Mesela geçenlerde İzmir’e ailemin yanına gittim. İstanbul’da pek değil ama şehir dışında daha çok ilgi gösteriyorlar. Sıkıcı değil, keyifli... Fakat bazen yanlız kalmak istediğim anlarda konuşmak, cevap vermek beni zorluyor. O da sahte oluyor. Sahte olan hiçbir şeyden hoşlanmıyorum. Dolayısıyla işin popüler olma kısmını sevmiyorum.


Şöhret, popülerlik... Bunlar için neler söyleyeceksiniz?

- Bana göre şöhret, sanatını yapan sanatçının ardında eserlerini bırakması, tüm dünyanın onu konuşmasıdır. Sanatı, sanat için yaparsan zaten şöhretli olursun. Önemli olan da bu. Günümüzde maalesef şöyle bir çark var; ne kadar göz önünde olursan, o kadar tercih edilirsin... Tercih edildiğinde de çok para kazanmaya başlarsın. Kısa vadede bu olabilir. Eğer kendine yakıştırabiliyorsan, sadece para kazanmak istiyorsan, bu doğru bir şeydir... Ama yapılan sanat değildir.

Tesadüfen Oyuncu

"Ekmek Teknesi" ilk oyunculuk deneyiminizdi. Aradan geçen zamanda neler değişti?


- O zaman oyunculuk hiç aklımda yoktu. Daha çok eğlenmek ve biraz da para kazanmak istiyordum. Ama artık oyunculuk benim işim. Konservatuvara girdikten sonra çok şey değişti hayatımda.


Peki oyuncu olmadan önce hangi mesleği düşünüyordunuz?

- Ben masallar, öyküler yazıyorum. Hep yazar olmak istedim. Psikolojiyle de çok ilgilendim. Asıl amacım psikoloji okumaktı. Yani bambaşka hayallerim vardı ve birden bire oyuncu oldum.


Bir anda kendinizi hiç düşünmediğiniz bir işin içinde buldunuz. Sonrasında neler yaşadınız?

- Konservatuvara ilk girdiğimde, aslında cahil cesaretiyle oynadığımı, hatta konuşmayı bile beceremediğimi anladım. Çünkü ben İzmirliyim... "Geliyom, gidiyom" diye konuşuyordum. Bu kadar yetersizken, nasıl oyuncu olmayı kabul ettim diye kendime çok kızdım. Okula girdiğimde, işi öğrenmeye başladığımda yapamayacağımı anladım. Tamam, beğenilen bir oyunculuğum var ama bana göre yeterli değildi. Derken Osman Sınav beni yetenekli bulduğunu ve benimle çalışmak istediğini söyledi. Ardından Zeki Demirkubuz’un film teklifi geldi. Projeyi kabul etmedim. Ancak önemli bir yönetmenin bana teklif getirmesi, benim için müthiş bir şeydi. Onun beğenisi, benim için çok önemliydi.


Kendinizin farkına mı vardınız?

Evet, kendimin farkına vardım. Neler yapabildiğimi gördüm.

Ekin Türkmen Fotoğrafları (11)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (10)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (09)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (08)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (07)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (06)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (05)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (04)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (03)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (02)

Ekin Türkmen Fotoğrafları (01)

Ekin Türkmen ile Röportaj

Yayınlandığı dönemde büyük beğeni kazanan 'Ekmek Teknesi' adlı dizi ile oyunculuğa 'merhaba' diyen ve ardından sinema ve reklam filmleri ile oyunculuktaki iddiasını sürdüren Ekin Türkmen, eğitimini de bu alanda sürdürüyor.


Ekmek Teknesi'nde Songül, Acı Hayat'ta Özlem ve Keloğlan Kara Prens’e Karşı filminde Külkedisi olarak çıktı karşımıza... Şimdilerde romantik reklam filmleri ile televizyonlarda boy gösteriyor... Yeni neslin öne çıkan başarılı oyuncularından Ekin Türkmen'i yakından tanıyalım...

Ekin Türkmen’i biraz tanıyabilir miyiz?
1984 İzmir doğumluyum, 3 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Haliç Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü 3. sınıfta okuyorum. Çocuktum buraya geldiğimde, Osman Sınav; “Bir dizi yapıyoruz, adı ‘Ekmek Teknesi’, oynar mısın?” dedi. Tamam dedim, topladım her şeyimi geldim buraya… Tabi ki bu kadar kolay olmadı. Ailem, gerçi alışkındır özgür kız Ekin’e ama, “Bu kadarı fazla” dediler. Bir toplantı yapıldı. Biz iki kardeşiz, bir de kız kardeşim var. Babam ve annem, bizi kararlarımızda özgür bırakır ama olumlu, olumsuz neler yaşayacağımızı da uzun uzun anlatırlar. Onaylamasalar da yanımızdadırlar ve mecburen buraya gelmeme destek oldular. Hala telefonda ağlar babam ‘gelmiyor musun?’ diye.

Osman Sınav’la nasıl tanıştınız?İzmir’li modacı Ertan Kayıtken çok sevdiğim özel insanlardan birisidir. Beni çok beğenirdi ve bir ışığım olduğuna inanırdı, onun aracılığı ile oldu.

Peki tanıştırılacağınız zaman oyunculuk aklınızda var mıydı?
Hayır yoktu. Eğlenceli olabilir diye düşünmüştüm, ki başta çok keyifliydi. Ta ki konservatuvara girene kadar. Ne zaman ki okula girdim, “Ben ne yapıyorum” dedim. Çok zor bir işe kalkışmışım, ama kanıma çoktan karışmıştı ve o keyif, endişeye dönüştü en sonunda “ben beceremiyorum” dedim. Tam o sıralarda Zeki Demirkubuz bir film teklifinde bulundu, konuştuk uzun uzun. Çok mutlu ve umutlu bir şekilde ayrıldım oradan ve “yapacağım bu işi” dedim.

O zamanlar eğlenceli diye başladığınız bu işin ciddiyetine hemen varmışsınız. Sizi yönlendiren oldu mu?
Yönlendirmek değil ama çalıştığım ekipte Sermin Hürmeriç, Savaş Dinçel, Mehtap Bayri gibi çok özel insanlar vardı ve bana oyunculuğun nasıl ciddi bir iş olduğunu, nasıl bir disiplin gerektirdiğini gösterdiler. Benim olayın ciddiyetini kavramama neden oldular ve eğitimini almaya karar verdim.
Demek ki oyunculuk artık geçici bir heves değil, kararlı olduğunuz meslek oldu?
Evet, başarılı bir oyuncu olmak istiyorum.


Başka hedefleriniz var mı?
Şöyle söyleyebilirim, hedefim 2010 yılında şurada olmak ya da burada olmak gibi sınırlar dahilinde değil. Her gün kendimi aşmak, öğrenmek, öğrenmek öğrenmek…

Dizilerle oyunculuğunuzu geliştirebileceğinize inanıyor musunuz?
Oyunculuk yolda giderken bile birilerini gözlemleyerek geliştirilebilecek bir şey. Benim için her şey bir malzemedir. Hepsini cebime koyuyorum. Gerektiğinde kullanıyorum.

Türk Sineması’nın son durumunu değerlendirir misiniz bir oyuncu olarak?
Oyuncu olarak bir sürü projenin olması çok sevindirici. Abdullah Oğuz, Çağan Irmak, Fatih Akın, Zeki Demirkubuz, Ferzan Özpetek gibi yönetmenlerin filmlerinin daha çok olması oyuncu olarak da izleyici olarak da mutluluk verici olurdu. Bugüne kadar hemen hemen bütün Türk filmlerini izleyen iyi bir izleyici olarak tüm Türk filmlerinin izlenmesini diliyorum. Her ne kadar düşük bütçelerle bir şeyler yapılmaya çalışılsa da Türk Sineması’nı çok başarılı buluyorum. Hele bir de Hollywood filmleri bütçelerine sahip olsa Türk yapımcılar, kim bilir neler yapılır neler! Çünkü çok değerli senaristler, yönetmenler ve oyuncular var Türkiye’de. Bunun için de izleyici Türk sinemasına giderek destek vermeli.
Spor ve dansla aranız iyi. Oyunculuğunuza katkısı oluyor mu?
Çocukluğum boyunca spor ve dansla uğraştım. Caz dans yapan bir gurubumuz vardı, tango yapıyorum bir de uzun zaman buz pateni yaptım. Oyunculukta her şey bir artıdır.

Oyunculukta kural tanır mısınız?
Projelerde çok seçiciyim zaten, kurallarım var, onları yıkacak kadar değerli bir proje olursa bilemem tabii. Bertolucci teklif ederse kurallarım var demem : ))

En beğendiğiniz yerli yabancı oyuncular? Kiminle aynı projede yer almak istersiniz?
Bennu Yıldırımlar, Sanem Çelik, Engin Günaydın, Uğur Yücel, Şener Şen , Bülent Emin Yarar, Marlon Brando, Julitte Binoche, Johnny Deep, Eva Green, John Malcovich ilk aklıma gelenler. Bennu Yıldırımlarla oynamayı çok isterim.

Teknoloji ile aranız nasıl? İnterneti kullanıyor musunuz?
Fena değil… İnterneti kullanıyorum fakat chat ya da oyun için değil msn’de bile 15 dakika sabredebiliyorum. Genelde haber almak ve araştırmak için kullanıyorum, gazete okumuyorum internetten takip ediyorum.




Türkiye’de merak ettiğiniz şehirler var mı? En sevdiğiniz şehir hangisi?
Doğuyu merak ediyorum ve seviyorum. Mardin özellikle...

Çalışmadığınız zamanlarda yapmaktan keyif aldığınız şeyler nelerdir?
Arkadaşlarımla birlikte olmayı seviyorum, yalnızken yazıyorum, bir şeyler okuyorum, evde film izliyorum, uyuyorum bol bol.

Vakit geçirmekten hoşlandığınız özel mekanlar var mı? Dışarı çıktığınızda nerelere gidersiniz?
Evde olmayı çok seviyorum arkadaşlarımla, evcilik gibi ben onlarda onlar bende. Gece çıktığım zaman...(yer adlarını eklemeyeyim)genel olarak Beyoğlu diyebiliriz

Modayı takip eder misiniz? Bakım yaptırma konusundaki düşünceleriniz nedir?
Modayı takip etmem hatta nefret ederim! Bakım konusunda titizimdir özelikle cilt, çünkü her gün makyaj yapıyoruz, çok yıpranıyor cildimiz.

Önceki Yazılar

Ekin Türkmen: Fotoğraf ve Blog Sitesi ©Bu blog Blogger.com tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa Başı